Kayıtlar

Şubat, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gascoigne

   Bazı yollar biz doğmadan çizilmiştir. Ya da bize böyle söylenmektedir. Hayatımızdan öylece çıkıp gitmek isteyenlerin karşısında durmak mı? Son derece beyhude bir uğraş olur bu. Tıpkı denizdeki dalgaya karşı gelmek gibi olur bu. Dalgaların karşısında dimdik durup, suyun seni geçip gitmesini engelleyebilir misin? Benim gibi Güneş’ten ışık yontan biriysen eğer, canını vücuduna çarpan hoyrat dalgalar değil, terk edilişin sonrasını sana tasavvur ettiren, ızdıraplı düşünceler yakar. Geriye kalan sakinlikte, dalga beklemek de cabası...    “Beni öldürdüysen, nereye gömdüğünün bir önemi yok.” dedi. Sahiden ne için merak etmişti? Kararımı değiştirdim demek için mi? Yoksa onu merak edeceğini düşündüğü için mi? Bu soruların muhattabı olmayan tek kişi vardı, o da Gascoigne’di. Başındaki şapka hafif öne düşmüş, rüzgara kapılmış olan atkısı gırtlağına sarılmıştı. Küreği önceden ayağıyla destekleyerek sapladığı yerden çıkarıp, ellerinden aldığı güçle, mezarı toprakla kapatıyor...

Hacıyatmaz

   Gelecek ile geçmiş arasında sallanırken, başından geçenleri düşünüyordu Hacıyatmaz. Sürekli hareket halinde olduğu için bir hayli uykusuzdu. Kendi  cevvinde , kendi  eflakinde , kendisi  tairdi . Peki buna kendisi gerçekten inanıyor muydu? Yoksa inanmış gibi mi yapıyordu? Taze bir kabullenişin, taze acısını çekiyordu bunları düşünürken. Sürekli bir ileri bir geri yapmaktan, çektiği acının yerini bulamıyordu. Üstelik arkasını da görmediği için, kafasını bir yerlere vurmanın korkusu içinde yaşıyordu. Bir şeyi elde etmek için yakınlaşıp, daha sonrasında da elde edemeden uzaklaşmayı en iyi o bilirdi. Yakınlaştığı her şey, onun için en uzak şey oluveriyordu. İstediği gerçekleşmiş gibi yapardı, gerçekleşmediği halde.     Yerinde duramadığı günlerden birinde, gözlerini ayırmak istemeyeceği bir güzellikle karşılaştı. Bir şeyler söylemek istedi ama yapamadı. Bütün kelimeler aklından uçup gitmiş, lisan bilmez hale gelmişti. Kalbinden nefes alıp verd...